<
<<

Enfal Suresi 74. Ayetin Meali | 8-74

ترجمة الآية ٧٤ من سورة الأنفال إلى اللغة التركية | ٨-٧٤
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَالَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالَّذِينَ آوَوْا وَنَصَرُوا أُولَٰئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا ۚ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) İman edib de Allah yolunda hicret ve cihâd edenler, barındıranlar, yardım edenler: İşte gerçek mü´min olanlar bunlardır. Mağfiret ve uçsuz bucaksız rızık da onlarındır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) İnanıp hicret edenler ve Allah yolunda savaşanlarla (onları) barındırıp yardımda bulunanlar (var ya), işte onlar gerçekten mü´minlerdir. On lar için mağfiret ve bol bereketli rızık vardır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onlara kucak açıp yardım eden Ensar var ya, İşte gerçek müminler bunlardır. Bunlara bir mağfiret, pek değerli bir nasip vardır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) İnananlar ve yurtlarından göçenler, Allah yolunda savaşanlar ve bir de bunları yeryurt sahibi edenler ve yardımda bulunanlarsa onlardır gerçekten inanmış olanlar. Onların hakkıdır yarlıganmak ve sayısız, tükenmez rızık.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) O kimseler ki iyman edib hicret ettiler ve Allah yolunda cihada gittiler, ve o kimseler ki iyvâ ettiler, yardıma koştular, işte bunlar hakkâ mü´minlerdir, bunlara bir mağfiret var ve kerîm bir rızk var
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve o kimseler ki, imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve Allah yolunda cihada atıldılar. Ve o kimseler ki, (muhacirleri) barındırdılar ve yardım ettiler. İşte bihakkın mü´min olanlar onlardır. Onlar için bir mağfiret vardır ve bir kerîm rızık vardır.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û ewanê ku bawer kirine û di rêya Yezdan da (ji welatê xwe) koç kirine û tekoşîn kirine û ewanê (ku koçgeran di mala xwe da) bi cî kirine û arîkarîya wan kirine hene! Evanan in, ku bi rastî bawer kirine. Ji bona van ra baxişandin û xarin ne xweş hene.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Those who believe, and adopt exile, and fight for the Faith, in the cause of Allah as well as those who give (them) asylum and aid,- these are (all) in very truth the Believers: for them is the forgiveness of sins and a provision most generous.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) A тe, кoтopыe yвepoвaли и выceлилиcь и бopoлиcь нa пyти Aллaxa, и тe, кoтopыe пpиютили и пoмoгли, - oни - вepyющиe; oбязaтeльcтвoм для ниx - пpoщeниe и щeдpый yдeл.
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Und diejenigen, die den Iman verinnerlicht, Hidschra unternommen, Dschihad fi-sabilillah geleistet haben, und diejenigen, die (ihnen) Unterkunft gewährt und zum Sieg verholfen haben, diese sind die wahren Mumin. Für sie gibt es Vergebung und edles Rizq.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Zij die geloven en uitgeweken zijn en zich op Gods weg inspannen en zij die onderkomen en hulp gegeven hebben, dat zijn zij die echt geloven; voor hen is er vergeving en een voortreffelijke voorziening.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et ceux qui ont cru, émigré et lutté dans le sentier d´Allah, ainsi que ceux qui leur ont donné refuge et porté secours, ceux-là sont les vrais croyants : à eux, le pardon et une récompense généreuse.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) А които вярват и се преселят, и се борят по пътя на Аллах, и тези, които приютяват и подкрепят, тези са истинските вярващи. За тях има опрощение и щедро препитание.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Po at që besuan, migruan dhe luftuan për rrugën e All-llahut, dhe ata që strehuan dhe ndimuan, janë besimtarë të vërtetë. Atyre u takon falje (e mëkateve) dhe furnizimi në mënyrë të ndershme.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Los creyentes que emigraron y lucharon por la causa de Dios, y aquellos que les dieron refugio y los socorrieron, esos son los verdaderos creyentes. A ellos les serán perdonados sus pecados y recibirán una recompensa generosa.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Онон, ки имон овардаанд, ва муҳочират карда анд ва дар роҳи Худо ҷиҳод кардаанд ва онон, ки ҷояшон додаанд ва ёриашон кардаанд, ба ҳақиқат мӯъминонанд, бахшоиш ва рӯзии некӯ аз они онҳост.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Иймон келтирган, ҳижрат этган, Аллоҳнинг йўлида жиҳод қилганлар ва жой бериб, ёрдам кўрсатганлар, ана ўшалар ҳақ мўминлардир. Улар учун мағфират ва карамли ризқ бордир.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) 信仰して移住した者たち,アッラーの道のために奪闘努力した者たち,またかれらに避難所を提供して援助した者たち,これらの者は等しく真の信者である。かれらに対しては,寛容と栄誉ある御恵・があろう。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 信道而且遷居,並且為真主而奮鬥的人和款留(使者),贊助(正道)的人,這等     人確是真實的信士,他戔N獲赦宥和優厚的給養。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 信道而且迁居,并且为真主而奋斗的人和款留(使者),赞助(正道)的人,这等人确是真实的信士,他们将获赦宥和优厚的给养。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) جو لوگ ایمان لائے اور جنہوں نے اللہ کی راہ میں گھر بار چھوڑے اور جدوجہد کی اور جنہوں نے پناہ دی اور مدد کی وہی سچے مومن ہیں ان کے لیے خطاؤں سے درگزر ہے اور بہترین رزق ہے
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) velleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ulâike humu-lmu'minûne ḥaḳḳâ. lehum magfiratuv verizḳun kerîm.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «والذين آمنوا وهاجروا وجاهدوا في سبيل الله والذين آوَوْا ونصروا أولئك هم المؤمنون حقا لهم مغفرة ورزق كريم» في الجنة.