<
<<

Araf Suresi 48. Ayetin Meali | 7-48

ترجمة الآية ٤٨ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-٤٨
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَنَادَىٰ أَصْحَابُ الْأَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِسِيمَاهُمْ قَالُوا مَا أَغْنَىٰ عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) (Yine) A´râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: «Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (Yine) a´raaf yârânı (kâfirlerden) sîmalarıyla tanıdıkları (elebaşı) birtakım adamlara şöyle nida ederek derler: «Ne çokluğunuz (yahut topladığınız mallar), ne de (hakka karşı) yeltenmekde devam etdiğiniz o kibr (-ü azamet) size hiç bir fâide vermedi».
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) A´ra f´dakiler simalarından tanıdıkları adamlara seslenerek, «Ne topluluğunuz ve topladığınız, ne de büyüklenip gururlandığınız şeyler sizi müstağni kılmıştır; size bir yarar da sağlamamıştır» (derler).
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (48-49) A’râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: "Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı!" O cennetlikleri göstererek "Sahi, şunlar "Allah, bunları asla lütfuna nail etmez." diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: "Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz."
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) A'raf erleri, yüzlerinden tanıdıkları kişilere nida edip derler ki: Ne malınızın çok oluşu, ne sayınızın fazla bulunuşu, ne de kulluk etmeye tenezzül etmeyip ululanmanız bir fayda vermedi size.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) O ashabı A´raf sîmalariyle tanıdıkları bir takım ricale de nidâ edib: gördünüz mü cem´iyyetinizin ve yaptığınız kibr-ü azametin size hiç faidesi olmadı
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve ashâb-ı A´râf simalarıyla tanıdıkları birtakım kişilere de nidâ ederek derler ki: «Size ne cemiyetiniz ve ne de yaptığınız tekebbür bir faide vermiş olmadı.»
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û hevalên li ser pisporêya (ku di nava bihişt û dojê da hene) gazî hinek mêrên dojewî kirine; (ewan hevalan evan mêran bi rûçikê wan nas dikin, aha ji wan ra) gotine: "(Hûn dibînin) ku qe ko­ma we û quretîya we, hûn ji şapatan nedane paradanê."
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) The men on the heights will call to certain men whom they will know from their marks, saying: "Of what profit to you were your hoards and your arrogant ways?
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) И вoзглacят oбитaтeли oгня к oбитaтeлям paя: "Пpoлeйтe нa нac вoдy или тo, чeм нaдeлил вac Aллax!" Oни cкaжyт: "Aллax зaпpeтил и тo и дpyгoe для нeвepныx", -
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Die Zugehörigen von Al-'araf haben dann (Kafir-)Männern, die sie an ihrer Miene erkannten, zugerufen, sie sagten (ihnen): "Was hat euch eure Menge und das, was ihr an Überheblichkeit praktiziert habt, genützt?
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) En zij die op de kantelen zijn roepen naar mannen die zij aan hun kentekenen kennen. Zij zeggen: "Het bijeenvergaren heeft jullie niet gebaat, noch dat jullie hoogmoedig waren."
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et les gens d´al-Araf, appelant certains hommes qu´ils reconnaîtront par leurs traits caractéristiques, diront : "Vous n´avez tiré aucun profit de tout ce que vous aviez amassé et de l´orgueil dont vous étiez enflés !
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И хората върху Стената ще извикат към мъже, които узнават по техния белег, и ще кажат: “Не ви избави това, че трупахте и се възгордявахте.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ata të Arafit i thërrasin do burra që i njohin me shenjat e tyre dhe u thonë: “çka ju vlejti ai grumbullimi juaj (në pasuri e numër) dhe ajo që bënit kryelartësi?” (e tash jeni në Xhennenem).
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) La gente de los lugares elevados llamarán a unas personas [habitantes del Fuego] que serán reconocidas por su aspecto, diciéndoles: "De nada les valieron sus riquezas ni su soberbia.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Сокинони аъроф мардонеро, ки аз нишонияшон мешиносанд, овоз диҳанд ва гӯянд; «Он молҳо, ки ҷамъ оварда будед ва он ҳама саркашӣ, ки доштед, шуморо фоидае набахшид!
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Аъроф эгалари сиймоларидан танийдиган кишиларига нидо қилиб: «Тўплаганингиз ва қилган кибру ҳавоингиз сизга асқотмабди-ку!
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) 高い壁の上にいる人びとは,その印によって見分けた人びとに向かって呼びかけて,言う。「あなたがたは(財を)積・,大いに自慢していたが何の役にも立たなかった。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 在高處的人,伒鰝磽蚖{識許多男人,他戔N喊叫那些男人說:「你怐漣y積和驕     傲,對於你戽@無裨益。」
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 在高处的人,借仪表而认识许多男人,他们将喊叫那些男人说:�你们的囤积和骄傲,对于你们毫无裨益。�
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) پھر یہ اعراف کے لوگ دوزخ کی چند بڑی بڑی شخصیتوں کو ان کی علامتوں سے پہچان کر پکاریں گے کہ "دیکھ لیا تم نے، آج نہ تمہارے جتھے تمہارے کسی کام آئے اور نہ وہ ساز و سامان جن کو تم بڑی چیز سمجھتے تھے
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) venâdâ aṣḥâbu-l'a`râfi ricâley ya`rifûnehum bisîmâhum ḳâlû mâ agnâ `ankum cem`ukum vemâ kuntum testekbirûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «ونادى أصحاب الأعراف رجالا» من أصحاب النار «يعرفونهم بسيماهم قالوا ما أغنى عنكم» من النار «جمعكم» المال أو كثرتكم «وما كنتم تستكبرون» أي واستكباركم عن الإيمان، ويقولون لهم مشيرين إلى ضعفاء المسلمين.