<
<<

Araf Suresi 39. Ayetin Meali | 7-39

ترجمة الآية ٣٩ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-٣٩
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَقَالَتْ أُولَاهُمْ لِأُخْرَاهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Öncekiler sonrakilere, “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın” derler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Onların evvelkileri de sonrakilerine: «Sizin bize karşı hiçbir üstünlüğ (ünüz) yokdur. O halde ne kazanmış idiyseniz karşılığı olan azabı tadın» dedi (diyecek).
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Öncekiler sonrakilere, «Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Kazandığınıza karşılık azabı tadın I» diyecekler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Bu sefer öndekiler de sonrakilere derler ki: "Gördünüz ya, sizin bize karşı bir ayrıcalığınız olmadı, artık kendi işlediklerinizin cezası olarak tadın azabı!"
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Evvelce girenler, sonrakilere diyecekler ki: Sizin bir üstünlüğünüz yok bize, kazandığınız suçlar yüzünden tadın azabı.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Öndekiler de sonrakilere derler ki: sizin de bize karşı bir meziyyetiniz olmadı, artık kendi kesbinizin cezası, tadın azabı
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Öndekiler de, sonrakilere diyeceklerdir ki: «Sizin için bizim üzerimize bir fazl (ve rüçhan) yoktur. Binaenaleyh (siz de) kazanır olduğunuz şey sebebiyle azabı tadınız.»
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û serkoçên wan jî, ji bona paş (koçên wan ra aha) gotine: "Bi rastî ji bo­na we ra li ser me tu mezinayî û rûmet tune ye, îdî hûn jî ji bona wê keda we kirî şapatê çeşne bikin (ka çane?)"
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Then the first will say to the last: "See then! No advantage have ye over us; so taste ye of the penalty for all that ye did !"
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Им - из гeeнны лoжa, a нaд ними - пoкpывaлa; и тaк вoздaeм Mы нeпpaвeдным!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Und die Erste (Umma) von ihnen sagte zur Letzten: "Ihr seid uns gegenüber nicht besser gestellt, so erfahrt die Peinigung wegen dem, was ihr euch zu erwerben pflegtet."
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) En de eerste van hen zegt tot de laatste van hen: "Dan hebben jullie toch geen voordeel boven ons. Proeft dus de bestraffing voor wat jullie begaan hebben."
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et la première fournée dira à la dernière : "Mais vous n´avez sur nous aucun avantage. Goûtez donc au châtiment, pour ce que vous avez acquis".
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И първите от тях ще кажат на последните: “Вие нямахте пред нас предимство. Вкусете и вие мъчението за онова, което сте придобили!”
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Të parët e tyre (paria) të mbramëve të tyre ju thotë: “Ju nuk keni përparësi ndaj nesh (pse vetë keni bërë kufur), shijone pra dënimin për atë që e fituat!”
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Los primeros dirán a los últimos: "Ustedes no son mejores que nosotros", [pero Dios dirá a ambos grupos]: "Sufran todos el castigo que merecen [por sus obras]".
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Пешвоён ба пайравон гӯянд: «Шуморо бар мо ҳеҷ бартарӣ нест, инак ба ҷазои корҳое, ки карда будед, азобро бичашед!»
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Аввалгилар кейингиларга: «Сизларни биздан афзаллик томонингиз йўқ. Қилган касбингизга яраша азобни тортаверинглар», дерлар.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) また前の一団は,後の一団に向かって言うであろう。「あなたがたは,何もわたしたちに優るところはないのです。それであなたがたが行ったことに対し,懲罰を味わいなさい。」
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他怳仇怚犒鼣怮嶊獄﹛G「那末,你拊鴽确並無任何優越,故你抪磽]自己的     行為而嘗試刑罰!」
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他们中最先的对最后的说:�那末,你们对我们并无任何优越,故你们当因自己的行为而尝试刑罚!�
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) اور پہلا گروہ دوسرے گروہ سے کہے گا کہ (اگر ہم قابل الزام تھے) تو تمہی کو ہم پر کونسی فضیلت حاصل تھی، اب اپنی کمائی کے نتیجہ میں عذاب کا مزا چکھو
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) veḳâlet ûlâhum liuḫrâhum femâ kâne lekum `aleynâ min faḍlin feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ kuntum teksibûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «وقالت أُولاهم لأخراهم فما كان لكم علينا من فضل» لأنكم لم تكفروا بسببنا فنحن وأنتم سواء قال تعالى لهم «فذوقوا العذاب بما كنتم تكسبون».