<
<<

Araf Suresi 21. Ayetin Meali | 7-21

ترجمة الآية ٢١ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-٢١
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحِينَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Ve «herhalde ben size öğüt verenlerdenim» diyerek onlara yemin etti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û (pelîd) ji wan herdukan ra jî sond xwarîye; bi rastî ez ji bona we herdukan ra jî şîretan dikim.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) And he swore to them both, that he was their sincere adviser.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Taк низвeл oн иx oбoльщeниeм. A кoгдa oни вкycили дepeвa, явилacь пpeд ними иx мepзocть, и cтaли oни шить для ceбя paйcкиe лиcтья. И вoззвaл к ним иx Гocпoдь: "Paзвe Я нe зaпpeщaл вaм этo дepeвo и нe гoвopил вaм, чтo caтaнa для вac - яcный вpaг?"
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Auch schwur er ihnen: "Gewiß, ich bin für euch doch von den Ratgebern!"
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) En hij bezwoer hun: "Ik ben voor jullie echt een goede raadgever."
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et il leur jura : "Vraiment, je suis pour vous deux un bon conseiller".
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И им се закле: “Наистина за вас съм от доброжелателите.”
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Dhe ju bëri be atyre (duke u thënë) se: unë jam këshillues për ju.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Y les juró: "Yo solo soy un consejero [sincero]".
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Ва барояшон савганд хӯрд, ки некхоҳи шумоям.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Уларга: «Албатта, мен сизларга насиҳат қилувчиларданман», деб қасам ичди.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) そしてかれは,かれら両人に誓っ(て言っ)た。「わたしはあなたがたの心からの忠告者である。」
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他對他欞}說:「我確是忠於你滿C」
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他对他俩盟誓说:�我确是忠于你俩的。�
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) اور اس نے قسم کھا کر ان سے کہا کہ میں تمہارا سچا خیر خواہ ہوں
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) veḳâsemehumâ innî lekumâ lemine-nnâṣiḥîn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «وقاسمهما» أي أقسم لهما بالله «إني لكما لمن الناصحين» في ذلك.