<
<<

Araf Suresi 198. Ayetin Meali | 7-198

ترجمة الآية ١٩٨ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-١٩٨
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَإِنْ تَدْعُوهُمْ إِلَى الْهُدَىٰ لَا يَسْمَعُوا ۖ وَتَرَاهُمْ يَنْظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Onları doğru yola çağırmış olsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Eğer onları doğru yolu göstermiye çağırsanız duymazlar. Onları sana bakar görürsün. Halbuki görmezler de onlar.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Onları doğru yola çağırsanız duymazlar; sana bakıp (hayâsızca) durduklarını görürsün ; oysa onlar (gerçeği hiç de) görmezler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Siz o müşrikleri (veya putları) doğru yola dâvet ederseniz işitmezler. Onların sana baktığını görürsün ama, aslında onlar görmezler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Onları doğru yola çağırırsan dinlemezler ve görürsün ki sana bakıyorlar, fakat baktıkları halde görmezler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) siz onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar, ve görürsün onları sana bakıb duruyorlardır da görmezler
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar. Ve onları sana bakar görürsün, halbuki onlar göremezler.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û heke hûn gazî wan (perestîyên xwe ji bona aştîkarya xwe, ya jî ji bona ku ewan rêya rast bidne nîşanê we) bikin; ewan (dengê we) nabihên. Gava tu ewan dibînî; tu dibê qey ewan li te mêze dikin, ewan bi xweber jî qe nabînin.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) If thou callest them to guidance, they hear not. Thou wilt see them looking at thee, but they see not.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Ecли ты зoвeшь иx к пpямoмy пyти, oни нe cлyшaют. И ты видишь, кaк oни cмoтpят нa тeбя, нo oни нe видят.
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Und solltest du sie um Rechtleitung bitten, hören sie bestimmt nicht. Und du siehst sie dich anstarren, während sie doch nichts sehen.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) En als jullie hen tot de leidraad oproepen dan horen zij niet en jullie zien hen naar jullie kijken, maar zij zien niet."
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et si tu les appelles vers le chemin droit, ils n´entendent pas. Tu les vois qui te regardent, (mais) ils ne voient pas.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И ако ги зовеш към правия път, не чуват. И ги виждаш да те гледат, ала не съзират.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Dhe nëse i thirrni për udhëzim, nuk dëgjojnë, e të duken se po të shikojnë ty, po ata nuk shohin.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Cuando ustedes los invocan pidiendo guía, no los oyen. Pareciera que los miran, pero en realidad no los ven.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Ва агар онҳоро ба роҳи ҳидоят бихонӣ, намешунаванд ва мебинӣ, ки ба ту менигаранд, вале гӯӣ, ки намебинанд.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Агар уларни ҳидоятга даъват қилсангиз, эшитмаслар. Уларни сенга назар солиб тургандек кўрасан. Ҳолбуки, улар кўрмаслар», деб айт.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) もしあなたがかれら(クライシュ族)を正道に招いても,かれらは聞かない。あなたはかれらが,あなたを見守っているのを見よう。だがかれらは見てはいないのである。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 如果你怚s他怢蚇穘`正道,他怳ㄞ鉣弗q你怴F你以為他怓搧菃A,其實他怓O     視而不見的。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 如果你们叫他们来遵循正道,他们不能听从你们;你以为他们看著你,其实 他们是视而不见的。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) بلکہ اگر تم انہیں سیدھی راہ پر آنے کے لیے کہو تو وہ تمہاری بات سن بھی نہیں سکتے بظاہر تم کو ایسا نظر آتا ہے کہ وہ تمہاری طرف دیکھ رہے ہیں مگر فی الواقع وہ کچھ بھی نہیں دیکھتے"
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) vein ted`ûhum ile-lhudâ lâ yesme`û. veterâhum yenżurûne ileyke vehum lâ yubṣirûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «وإن تدعوهم» أي الأصنام «إلى الهدى لا يسمعوا وتراهم» أي الأصنام يا محمد «ينظرون إليك» أي يقابلونك كالناظر «وهم لا يبصرون».