<
<<

Araf Suresi 16. Ayetin Meali | 7-16

ترجمة الآية ١٦ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-١٦
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) «(İblîs) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkûm etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım».
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) (16-17) (İblîs): «Beni azgınlığa itmene karşılık, and olsun ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım, sonra da onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından (yaklaşıp) geleceğim ve Sen, onların çoğunu şükreder bulamıyacaksın» dedi.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) İblis, beni azdıran sensin dedi, onun için ben de andolsun ki onları senin doğru yolundan çıkarmak için pusu kurup oturacağım.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Dedi ki: «Sen beni azgınlığa uğrattığından dolayı ben de yemin ederim ki elbette onlar için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım.»
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) (Pelîd aha) gotîye: "Bi sond! Ji ber ku te ez bi sedema wan qewirandim, ezê ji bona wan ra rêya te ya rast daynim."
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) He said: "Because thou hast thrown me out of the way, lo! I will lie in wait for them on thy straight way:
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Пoтoм я пpидy к ним и cпepeди, и cзaди, и cпpaвa, и cлeвa, и Tы нe нaйдeшь бoльшинcтвa иx блaгoдapными".
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Er sagte: "Und weil DU mich (durch diese Prüfung) hast abirren lassen, werde ich ihnen auf Deinem geradenWeg auflauern,
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Hij zei: "Maar omdat U mij misleid hebt zal ik voor hen op de loer liggen op Uw juiste weg.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) "Puisque Tu m´as mis en erreur, dit [Satan], je m´assoirai pour eux sur Ton droit chemin,
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Рече: “За това, че Ти ме погуби, ще ги дебна по Твоя прав път.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) (Iblisi) Tha: “Për shkak se më humbe mua, unë do t’u ulem atyre (do t’u zë pusi) në rrugën Tënde të drejtë,
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Dijo [el Demonio]: "Por haberme descarriado los acecharé para apartarlos de Tu sendero recto.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Гуфт; «Ҳоло ки маро ноумед сохтаӣ, ман ҳам онҳоро аз роҳи рости Ту мунҳариф (каҷ) мекунам.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) У:«Мени иғвога учирганинг сабабли, албатта, мен уларни Тўғри йўлингда тўсиб ўтираман».
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) 悪魔は答えた。「あなたがわたしを惑わされたので,わたしはあなたの正しい道の上で,人々を待ち伏せるであろう。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他說:「由於你使我迷誤,我必定在你的正路上伺唹L怴C
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他说:�由于你使我迷误,我必定在你的正路上伺候他们。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) بولا، "اچھا تو جس طرح تو نے مجھے گمراہی میں مبتلا کیا میں بھی اب تیری سیدھی راہ پر
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) ḳâle febimâ agveytenî leaḳ`udenne lehum ṣirâṭake-lmusteḳîm.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «قال فبما أغويتني» أي بإغوائك لي والياء للقسم وجوابه «لأقعدن لهم» أي لبني آدم «صراطك المستقيم» أي على الطريق الموصل إليك.