<
<<

Araf Suresi 116. Ayetin Meali | 7-116

ترجمة الآية ١١٦ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-١١٦
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) قَالَ أَلْقُوا ۖ فَلَمَّا أَلْقَوْا سَحَرُوا أَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَاءُوا بِسِحْرٍ عَظِيمٍ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) (Mûsâ), “Siz atın” dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) «Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (Musa): «Siz atın» dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) (Musa onlara): Önce siz atıverin, dedi. Bunun üzerine onlar hünerlerini ortaya atıverince, halkın gözlerini büyülediler ve onları hayli korkuttular da büyük bir sihir sergilediler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (115-116) Büyücüler: "Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Mûsâ: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Siz atın dedi. Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Siz atın, dedi, vaktaki atacaklarını attılar, Nasın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler, hasılı büyük bir sihir gösterdiler
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Dedi ki: «Siz atıveriniz.» Vaktâ ki atıverdiler, nâsın gözlerini büyülediler, ve onları korkutmuş oldular ve büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Mûsa (bi pisyarî ji bona wan ra aha) gotîye: "Hûn (pêşeyên) xwe bavêjin." Îdî (ji piştî) ku ewan pêşeyên xwe avêtine, ewan çavê kesan jî dane ançkirinê, ewan meriv dane tirsandinê û ewan ançên mezin anîne.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Said Moses: "Throw ye (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them: for they showed a great (feat of) magic.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) И были oни пoбeждeны и пpeвpaтилиcь в ничтoжныx!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Er sagte: "Werft ihr!" Und als sie geworfen hatten, haben sie die Augen der Menschen verzaubert und ihnen Angst eingejagt. Und sie vollbrachten gewaltige Magie.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Hij zei: "Werpt." En toen zij wierpen betoverden zij de ogen van de mensen en boezemden hun angst in en zij bedreven geweldige tovenarij. *
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) "Jetez" dit-il. Puis lorsqu´ils eurent jeté, ils ensorcelèrent les yeux des gens et les épouvantèrent, et vinrent avec une puissante magie.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Каза: “Вие мятайте!” А когато метнаха, омагьосаха очите на хората и ги ужасиха, и показаха велика магия.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ai (Musai) tha: “Hidhniju”! Ekur hodhën ata (shkopinjë e litarë), magjepsën sytë e njerëzve, i frikësuan ata dhe sollën një maji të madhe.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Dijo: "¡Arrojen ustedes!" Cuando los hechiceros arrojaron [sus varas], hechizaron los ojos de la gente y los aterrorizaron. Su hechizo era poderoso.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Гуфт; «Шумо бипартоед». Чун афканданд, дидагони мардумро ҷоду карданд ва онҳоро тарсониданд ва ҷодуе азим оварданд.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) У: «Сизлар ташланглар», деди. Улар ташлаганларида, одамларнинг кўзини сеҳрладилар, қўрқитдилар ва зўр сеҳр кўрсатдилар. (Улар қўлларидаги арқон ва асоларини ташладилар. Бояги арқон ва асолар одамларнинг назарига илон бўлиб кўринди.)
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) かれ(ムーサー)は言った。「あなたがたが(先に)投げなさい」。そこでかれらは投げて人々の目を惑わし,かれらを恐れさせ,大魔術を演出した。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他說:「你怚艂a!」當他怍艉U去時,(變出的大蛇)眩惑了眾人的眼睛,而     且使人怌ㄘC他怓I展了大魔術。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他说:�你们先抛吧!�当他们抛下去时,(变出的大蛇)眩惑了众人的眼睛,而且使人们恐怖。他们施展了大魔术。�
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) موسیٰؑ نے جواب دیا "تم ہی پھینکو" انہوں نے جو اپنے آنچھر پھینکے تو نگاہوں کو مسحور اور دلوں کو خوف زدہ کر دیا اور بڑا ہی زبردست جادو بنا لائے
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) ḳâle elḳû. felemmâ elḳav seḥarû a`yune-nnâsi vesterhebûhum vecâû bisiḥrin `ażîm.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «قال ألقوا» أمر للإذن بتقديم إلقائهم توصلا به إلى إظهار الحق «فلما ألقوا» حبالهم وعصيهم «سحروا أعين الناس» صرفوها عن حقيقة إدراكها «واسترهبوهم» خوفوهم حيث خيلوها حيات تسعى «وجاءوا بسحر عظيم».