<
<<

Araf Suresi 111. Ayetin Meali | 7-111

ترجمة الآية ١١١ من سورة الأعراف إلى اللغة التركية | ٧-١١١
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَأَرْسِلْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Onlar şöyle dediler: “Mûsâ’yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla.”
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) (111-112) Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (111-112) Dediler ki: «Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana».
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Onlar da: «Musa ile kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder de,
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Onunla kardeşini alıkoy da dediler, şehirlere adamlar gönder.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Onu ve kardeşini dediler: eğle, ve şehirlere toplayıcılar yolla
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Dediler ki: «Onu ve kardeşini alıkoy, ve şehirlere toplayıcılar yolla.»
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) (Civata Fir´ewn bi pisyarî aha) gotine: "Tu Mûsa û bi birayê wî va bi hêvîdarî bide hewdanê û tu di welat da civînkaran bişîne."
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) They said: "Keep him and his brother in suspense (for a while); and send to the cities men to collect-
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Oн cкaзaл: "Дa, и вы бyдeтe тoгдa cpeди пpиближeнныx!"
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Sie sagten: "Halte ihn mit seinem Bruder hin, und schicke in die Städte Boten,
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Zij zeiden: "Houd hem en zijn broer nog wat tegen en zend bijeenroepers in de steden uit
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Ils dirent : "Fais-le attendre, lui et son frère, et envoie des rassembleurs dans les villes,
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Казаха: “Дай отсрочка на него и брат му, и прати по градовете събирачи,
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ata (krerët) thanë: “Ndale atë dhe vëllaun e tij, e na dërgo nëpër qytete tubues (të magjistarëve).
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Dijeron [los nobles]: "Retenlos a él y a su hermano, y envía reclutadores a las ciudades
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Гуфтанд: «Ӯ ва бародарашро нигаҳ дор ва касонеро ба шаҳрҳо бифирист,
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Улар:«Уни ва акасини қўйиб тургин-да, шаҳарларга тўпловчиларни юбор.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) かれらは(フィルアウン)に言った。「かれとその兄弟をしばらく退かせ,召集者を諸都市に遺わして,
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他抳﹛G「請你寬容他和他鐀,並派招募髡U城市去,
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他们说:�请你宽容他和他哥哥,并派招募员往各城市去,
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) پھر اُن سب نے فرعون کو مشورہ دیا کہ اسے اور اس کے بھائی کو انتظار میں رکھیے اور تمام شہروں میں ہرکارے بھیج دیجیے
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) ḳâlû ercih veeḫâhu veersil fi-lmedâini ḥâşirîn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «قالوا أرجه وأخاه» أخِّرْ أمرهما «وأرسل في المدائن حاشرين» جامعين.