<
<<

Enam Suresi 43. Ayetin Meali | 6-43

ترجمة الآية ٤٣ من سورة الأنعام إلى اللغة التركية | ٦-٤٣
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) فَلَوْلَا إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلَٰكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) İşte onlar kendilerine (öyle) bir azabımız gelib çatdığı zaman olsun yalvarmalı değil miydiler? Fakat yürekleri katılaşmış, şeytan da yapmakda oldukları (ma´siyetleri) süsleyib püslemişdi.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Onlara darlık ve sıkıntımız geldiği zaman yalvarıp yakarsaydılar ya.. Ama nerede, kalbleri katılaşmış ve yapageldikleri şeyleri şeytan onlara süsleyip çekici duruma getirmiştir.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât! Onların kalpleri kaskatı olmuş, şeytan da yapmakta oldukları mâsiyet ve günahları kendilerine süslemiş, cazip göstermişti.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Onlara azabımız geldiği vakit olsun, yalvarmaları gerekirdi, fakat yalvarmadılar bile, kalpleri katılaştı ve Şeytan, yaptıkları şeyleri süsleyip hoş gösterdi onlara.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Hiç olmazsa böyle tazyikımız geldiği vakıt bâri yalvarsaydılar ve lâkin kalbleri katılaşmış, Şeytan da her ne yapıyorlar ise kendilerine süslü göstermişti
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Artık Bizim azabımız onlara geldiği zaman yalvarmalı değil miydiler? Fakat onların gönülleri katılaşmış ve şeytan onlara yapar oldukları şeyleri süslemiş idi.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Îdî qey çi dibû ku ewan koman, di gava tirsa (şapata) me ji wan ra hatibû, lava bikirinan? Lê dile wan hişk bûye (ewan di wê gavê da jî lava ne kirine) pelîd ji bona wan ra kiri­nê wan xemlandine (ji ber wî, ewan lava nakin).
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) When the suffering reached them from us, why then did they not learn humility? On the contrary their hearts became hardened, and Satan made their (sinful) acts seem alluring to them.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) И ecли бы, кoгдa пpишлa к ним Haшa мoщь, oни cмиpилиcь! Ho oтвepдeли cepдцa иx, и caтaнa paзyкpacил им тo, чтo oни дeлaли!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Und hätten sie doch (um Gnade) gefleht, als unsere Peinigung sie ereilte! Doch ihre Herzen wurden hart und der Satan ließ ihnen das schön erscheinen, was sie zu tun pflegten.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Hadden zij zich dan niet, toen Ons geweld tot hen kwam, kunnen vernederen. Maar hun harten verhardden zich en de satan maakte wat zij deden aantrekkelijk voor hen.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Pourquoi donc, lorsque Notre rigueur leur vînt, n´ont-ils pas imploré (la miséricorde) ? Mais leurs coeurs s´étaient endurcis et le Diable enjolivait à leurs yeux ce qu´ils faisaient.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И поне когато идваше при тях Нашето мъчение, да се смиряваха! Ала сърцата им закоравяваха и сатаната им разкрасяваше онова, което вършеха.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) E pse të mos përuleshin kur ju erdhi atyre dënimijonë? Por zemrat e tyre ishin ngurosor, po edhe djalli ua hjeshoi atë që bënin.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Hubiera sido mejor para ellos mostrar humildad e invocarme cuando les llegó Mi castigo. Pero sus corazones se endurecieron y el demonio les hizo parecer bello lo que hacían.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Пас чаро ҳангоме, ки азоби мо ба онҳо расид, зорӣ накарданд? Зеро дилҳояшонро қасоват (сахтӣ) фаро гирифта ва шайтон амалҳояшонро дар назарашон ороста буд.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Бизнинг баломиз уларга етганда, тазарруъ қилсалар эди! Лекин қалблари қаттиқ бўлди ва шайтон уларга қилаётган ишларини зийнатлаб кўрсатди.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) わが災厄がかれらに下った時,何故謙虚でなかったのであろうか。かれらの心はかえって頑固になり,悪魔はかれらに対し自分たちの行ったことを立派であると思わせた。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 當我的懲罰偭{的時唌A他怓鬲礞?噱鼎O?但他怐漱葥穔w,惡魔以他怐漲?     為迷惑他怴C
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 当我的惩罚降临的时候,他们为什么不谦逊呢?但他们的心坚硬,恶魔以他们的行为迷惑他们。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) پس جب ہماری طرف سے ان پر سختی آئی تو کیوں نہ انہوں نے عاجزی اختیار کی؟ مگر ان کے دل تو اور سخت ہوگئے اور شیطان نے ان کو اطمینان دلایا کہ جو کچھ تم کر رہے ہو خوب کر رہے ہو
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) felevlâ iẕ câehum be'sunâ teḍarra`û velâkin ḳaset ḳulûbuhum vezeyyene lehumu-şşeyṭânu mâ kânû ya`melûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «فلولا» فهلا «إذ جاءهم بأسنا» عذابنا «تضرَّعوا» أي لم يفعلوا ذلك مع قيام المقتضي له «ولكن قست قلوبهم» فلم تلن للإيمان «وزيَّن لهم الشيطان ما كانوا يعملون» من المعاصي فأصرُّوا عليها.