<
<<

Enam Suresi 30. Ayetin Meali | 6-30

ترجمة الآية ٣٠ من سورة الأنعام إلى اللغة التركية | ٦-٣٠
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَلَوْ تَرَىٰ إِذْ وُقِفُوا عَلَىٰ رَبِّهِمْ ۚ قَالَ أَلَيْسَ هَٰذَا بِالْحَقِّ ۚ قَالُوا بَلَىٰ وَرَبِّنَا ۚ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş? diyecek. Onlar da «Rabbimize andolsun ki evet!» diyecekler. Allah da, Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın! diyecek.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman sen (onları) bir görsen! (O vakit Allah) «Şu (âlem) hak değil miymiş?» demiş, onlar da «Rabbimize andolsun, evet» demişlerdir (diyeceklerdir). «Öyle ise, dedi (diyecek), küfür (ve inkâr) edegeldiğiniz şeyler yüzünden tadın azabı»!
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Onları, Rabbin karşısına çıkarılıp (hesap alanında) durdurulacakları zaman bir görsen, şu (gördüğünüz dirilme) hak değil mi..? Diyecek. Evet, Rabbimize and olsun ki haktır, diyecekler. O halde inkâr ettiğinize karşılık azabı tadın, buyuracak.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Hem onları Rab’lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teâlâ: "Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş?" Onlar da: "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş!" diyecekler. Allah Teâlâ buyuracak: "Öyle ise, kâfirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı!"
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin. Rableri, bu gerçek değil mi der, Rabbimize andolsun derler, evet, gerçek. Rableri de öyleyse kafirliğiniz yüzünden tadın azabı der.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) hem görsen onları: rablerinin huzuruna durdukları vakıt! nasıl, deyecek; şu gördüğünüz hak değil mi imiş? Evet, rabbımız hakkı için diyecekler, o halde buyuracak: tadın azabı, küfrettiğinizin cezası
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve (onları) görecek olsan Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman! Buyuracak ki: «Şu hak değil miymiş?» onlar da: «Evet. Rabbimize and olsun ki» diyecekler. (Cenâb-ı Hak da) «O halde azabı tadınız, küfreder olduğunuz şeyler sebebiyle,» diye buyurmuş olacaktır.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û heke di gava ku ewan di hemberê Xudayê xwe da (ji bona xelat û celatkirinê bi sitûxarî) hew kiribûn, te ewan bidîtanan (ka ewan bi çi awayî lava dikirin! Yezdan ji wan ra) gotîye: "Qey eva (danê hanê) bi rastî maf nebû? (Ewan aha pisyara Yezdan dane û) gotine: "Erê! bi Xudayê me, eva mafakî rast e." (Yezdan ji wan ra aha) gotîye: "De îjar îdî hûn jî bi sedema filetîya xwe şapatê çeşne (tam) bikin."
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) If thou couldst but see when they are confronted with their Lord! He will say: "Is not this the truth?" They will say: "Yea, by our Lord!" He will say: "Taste ye then the penalty, because ye rejected Faith."
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Ecли бы ты видeл, кaк oни бyдyт пpeдcтaвлeны пpeд иx Гocпoдoм! Oн cкaжeт: "Paзвe этo - нe иcтинa?" Oни cкaжyт: "Дa, клянeмcя Гocпoдoм нaшим!" Oн cкaжeт: "Bкycитe жe нaкaзaниe зa тo, чтo вы были нeвepyющими!"
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Und würdest du doch sehen, als sie ihrem HERRN vorstellig wurden! ER sagte: "Ist dies nicht dieWahrheit?!" Sie sagten: "Doch mit Sicherheit, bei unserem HERRN!" ER sagte: "Dann erfahrt die Peinigung für das, was ihr an Kufr zu betreiben pflegtet."
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Kon je hen maar zien wanneer zij voor hun Heer worden opgesteld, hoe Hij zegt: "Is dit niet de waarheid?" Zij zeggen: "Ja zeker, bij onze Heer." Hij zegt: "Proeft dan de bestraffing ervoor dat jullie ongelovig waren."
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Si tu les voyais, quand ils comparaîtront devant leur Seigneur. Il leur dira : "Cela n´est-il pas la vérité ? " Ils diront : "Mais si ! Par notre Seigneur ! " Et, il dira : "Goûtez alors au châtiment pour n´avoir pas cru".
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) И ако би видял, когато бъдат изправени пред техния Господ, как Той ще каже: “Не е ли истина това?” Ще кажат: “Да, кълнем се в своя Господ!” Ще каже: “Вкусете тогава мъчението, че не повярвахте!”
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Dhe, sikur t’i kishte parë ata kur të ndalohen para Zotit të tyre e u thuhet atyre: “A nuk është kjo (ringjalja) e vërtetë?” Ata thonë: “Po, për zotin tonë!” thotë: “Shijoni pra dënimin për atë që mohonit!”
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Si los vieras cuando sean llevados ante su Señor y se les diga: "¿Acaso no es ahora verdad [la Resurrección y el Juicio Final]?" Responderán: "¡Sí, por Dios!" Pero entonces se les dirá: "Sufran el castigo por haber negado la verdad".
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Ва агар бубинӣ он ҳангомро, ки дар баробари Парвардигорашон истодаанд. Худо мегӯяд: «Оё ин ба ҳақ набувад?» Гӯянд: «Оре, савганд ба Парвардигорамон!» Гӯяд,: «Ба ҷазои он, ки кофир будаед, азоби Худоро бичашед!»
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Аллоҳнинг ҳузурида тўхтатилганларида, У: «Мана шу ҳақ эмасми?!» деганида, «Роббимизга қасамки ҳақдир», деганларини, У: «Бас, куфр келтирганингиз учун азобини чекинг», дейишини кўрсанг эди.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) あなたがもし,かれらが主と向かい合って立たされる時を見たらどうであろう。その時(主は)仰せられるであろう。「これは真実ではないか。」かれらは言う。「そうです。主にかけて(誓って)。」かれは仰せられよう。「あなたがたは,信仰を拒否したために懲罰を味わいなさい。」
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 當他怍^命站在他怐漸D那裡的時唌A假Y你看見他怐滷〞活K…。真主將說:     「難道這不是真實的嗎?」他戔N說:「不然,以我怐漸D發誓!」他將說:「你     拊襄捰D罰吧,因為你戔q前不信它。」
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 当他们奉命站在他们的主那里的时候,假若你看见他们的情状��。真主将说:�难道这不是真实的吗?�他们将说:�不然,以我们的主发誓!�他将说:�你们尝试刑罚吧,因为你们从前不信它。�
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) کاش وہ منظر تم دیکھ سکو جب یہ اپنے رب کے سامنے کھڑے کیے جائیں گے اس وقت ان کا رب ان سے پوچھے گا "کیا یہ حقیقت نہیں ہے؟" یہ کہیں گے "ہاں اے ہمارے رب! یہ حقیقت ہی ہے" وہ فرمائے گا "اچھا! تو اب اپنے انکار حقیقت کی پاداش میں عذاب کا مزا چکھو"
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) velev terâ iẕ vuḳifû `alâ rabbihim. ḳâle eleyse hâẕâ bilḥaḳḳ. ḳâlû belâ verabbinâ. ḳâle feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ kuntum tekfurûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «ولو ترى إذ وقفوا» عرضوا «على ربِّهم» لرأيت أمرا عظيما «قال» لهم على لسان الملائكة توبيخا «أليس هذا» البعث والحساب «بالحق قالوا بلى وربِّنا» إنه لحق «قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون» به في الدنيا.