<
<<

Maide Suresi 79. Ayetin Meali | 5-79

ترجمة الآية ٧٩ من سورة المائدة إلى اللغة التركية | ٥-٧٩
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُ ۚ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Onlar işledikleri her hangi fenâlıkdan birbirini vazgeçirmiye çalışmazlardı. Hakıykat, yapmakda devam etdikleri (o hal) ne kötü idi!..
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Öyle ki, yaptıkları kötülükten birbirlerini men´etmiyorlardı. Yapageldikleri şey ne de kötü !
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Onlar kötülük yaptıkları zaman, birbirlerini kötülükten vazgeçirmeye çalışmazlardı. Ne çirkin davranıştı bu tutumları!
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) İşledikleri kötülükten, birbirlerini menetmezlerdi. Gerçekten de yaptıkları iş, ne de kötüydü.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) işledikleri bir münkerden vaz geçmezlerdi, filhakıka ne fena yapıyorlardı
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Onlar yapmış oldukları fenalıktan birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Filhakika onların yaptıkları ne kadar kötü idi.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Ewan (zarên cihû­yan) qe hevdu ji wan tiştên kerixokên ku ewan dikiribûne, ne didane parisandinê. Bi rastî tişta ewan dikirin, çiqa sik bûye!
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Nor did they (usually) forbid one another the iniquities which they committed: evil indeed were the deeds which they did.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Meccия, cын Mapйaм, - тoлькo пocлaнник, пpoшли yжe дo нeгo пocлaнники, a мaть eгo - пpaвeдницa. Oбa oни eли пищy. Пocмoтpи, кaк paзъяcняeм Mы им знaмeния; пoтoм пocмoтpи, дo чeгo oни oтвpaщeны!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Sie pflegten nicht sich gegenseitig vom Mißbilligten, was sie getan haben, abzuhalten. Gewiß, erbärmlich war dies, was sie zu tun pflegten.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Zij hielden elkaar niet af van het verwerpelijke dat zij deden. Wat zij deden was pas echt slecht.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Ils ne s´interdisaient pas les uns aux autres ce qu´ils faisaient de blâmable. Comme est mauvais, certes, ce qu´ils faisaient !
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Не се възпираха взаимно от порицаваното, което сториха. Колко лошо е онова, което са сторили!
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ata ishin që nuk ndalonin njëri-tjetrin nga e keja që punonin. E ajo që bënin ishte e shëmtuar.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) No se reprochaban unos a otros los pecados que cometían. ¡Qué perversa era su forma de actuar!
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Аз кори зиште, ки мекарданд, якдигарро манъ намекарданд ва албатта бадкорӣ мекарданд.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Улар қилинган ёмон ишдан бир-бирларини қайтармас эдилар. Бу қилмишлари қандай ҳам ёмон бўлди!
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) かれらはその行った悪事を,栗いに戒めなかった。かれらの行ったことの何と醜悪なことよ。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 他拊鴭韟菑v所作的惡事,不互相勸戒;他怐漲甈陛A真惡劣。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 他们对于自己所作的恶事,不互相劝戒;他们的行为,真恶劣。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) اُنہوں نے ایک دوسرے کو برے افعال کے ارتکاب سے روکنا چھوڑ دیا تھا، برا طرز عمل تھا جو اُنہوں نے اختیار کیا
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) kânû lâ yetenâhevne `am munkerin fe`alûhu. lebi'se mâ kânû yef`alûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «كانوا لا يتناهون» أي لا ينهى بعضهم بعضا «عن» معاودة «منكر فعلوه لبئس ما كانوا يفعلون» فعلهم هذا.