<
<<

Nisa Suresi 169. Ayetin Meali | 4-169

ترجمة الآية ١٦٩ من سورة النساء إلى اللغة التركية | ٤-١٦٩
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرًا
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) (Allah onları) ancak içinde ebedî kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Ancak orada ebedî kalmak üzere cehennem onları yoluna (iletecektir). Bu da Allah´a çok kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (168-169) Hakıykat, o inkâr edib kâfir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) (168-169) Şüphesiz ki inkâr edip küfre saplananları ve haksızlıkta bulunanları Allah bağışlayacak değildir ; onları Cehennem yolundan başka bir yola iletici de değildir. Orada ebediyen kalıcılardır. Bu da Allah´a göre pek kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (168-169) İnkâr edip zulmedenleri Allah affedecek değil. Onları cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Bu da Allah’a göre çok kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Ancak cehennem yoluna sevk eder, ebedi kalırlar orada ve bu, Allah'a pek kolaydır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) (168-169) Şübhesiz küfredib haksızlık edenleri Allah mağfiret edecek değil, Cehennem yolundan başka bir yola çıkaracakda değil, onlar ebediyyen onda muhalled, bu da Allaha nazaran kolay bulunuyor
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Cehennem yolu müstesna. Orada ebedîyyen muhalled olarak kalacaklardır. Ve bu Allah Teâlâ için pek kolay bulunmaktadır.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Ji peştirê rêya dojê, ewanê di wê dojê da hey bimînin. Û eva (celatdana hanê) bi rastî li ser Yezdan hesanî ye.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Except the way of Hell, to dwell therein for ever. And this to Allah is easy.
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) außer einen Weg zu Dschahannam. Darin bleiben sie für immer und ewig. Und dies bleibt für ALLAH immer etwas Leichtes.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) behalve dan de weg naar de hel, daarin zullen zij voor immer en altijd blijven; dat is voor God gemakkelijk.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) (autre) que le chemin de l´Enfer où ils demeureront éternellement. Et cela est facile à Allah.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) освен пътя към Ада, там ще пребивават вечно и завинаги. Това за Аллах е лесно.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Përpos rrugës së Xhehennemit, në të cilin do të jenë përjetë të përsosur. E për All-llahun kjo është lehtë.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Excepto por el camino que conduce al Infierno, en donde morarán eternamente. Eso es fácil para Dios.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) магар ба роҳи ҷаҳаннам, ки абадӣ дар он бошанд! Ва ин кор бар Худо осон аст.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Магар жаҳаннам йўлига (ҳидоят қилади) ва унда абадий қолурлар. Бу Аллоҳ учун осондир.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) 地獄への道を行く外になく,永遠にその中に住むであろう。これはアッラーには,非常に容易なことである。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 除非是火獄的道路,他戔N永居其中。這事對於真主是容易的。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 除非是火狱的道路,他们将永居其中。这事对于真主是容易的。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) بجز جہنم کے راستہ کے نہ دکھائے گا جس میں وہ ہمیشہ رہیں گے اللہ کے لیے یہ کوئی مشکل کام نہیں ہے
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) illâ ṭarîḳa cehenneme ḫâlidîne fîhâ ebedâ. vekâne ẕâlike `ale-llâhi yesîrâ.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «إلا طريق جهنم» أي الطريق المؤدي إليها «خالدين» مقدرين الخلود «فيها» إذا دخلوها «أبدا وكان ذلك على الله يسيرا» هينا.