<
<<

Nisa Suresi 156. Ayetin Meali | 4-156

ترجمة الآية ١٥٦ من سورة النساء إلى اللغة التركية | ٤-١٥٦
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلَىٰ مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) (156-157) Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem´in üzerine büyük bir iftira atmalarından;
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Bir de onların (Îsâyı) inkâr ile kâfir olmaları, Meryemin aleyhhinde büyük iftira atıb söylemeleri.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) (156-157-158) (Yahudiler, İsâ Peygamberi) inkârları, Meryem´e zina (gibi) büyük bir iftirada bulunmaları ve Allah´ın Peygamberi Meryem oğlu isa´yı gerçekten öldürdük, demeleri (sebebiyle Allah onları lanetleyip kalblerini mühürledi). Oysa onlar İsa´yı öldüremediler ve asamadılar; (öldürülen başkası idi). kendilerine (İsâ gibi) benzetildi. İsâ´ nın öldürülmesi hakkında ihtilâfa düşenler elbette bu hususta şüphe içindedirler ; onların bu konuda zanna uymaktan başka bir, bilgileri yoktur. İsa´yı kesinlikle öldüremediler; bilâkis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah yegâne üstündür, hikmet sahibidir.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (155-158) İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "kalplerimiz perdelidir" demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve "Biz Allah’ın resulü(!) Meryem oğlu Mesih Îsâ’yı katlettik!" demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik. Oysa onlar Îsâ’yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Ve inkar etmeleri, Meryem hakkında söz söylemeleri, ona pek büyük bir iftirada bulunmaları.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Yine küfürleri ve Meryeme karşi azîm bir bühtan söylemeleri
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Ve küfürleri sebebiyle ve Meryem hakkında pek büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle (lânete uğramışlardır).
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Û bi sedema filetîya wan e (bi Îsa) û bi wê gotina wan e; ku ewan bi wan gotinê xwe, vir û pizeke mezin avêtibûne Meryemê.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) That they rejected Faith; that they uttered against Mary a grave false charge;
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Ebenso infolge ihres Kufrs, ihrer erfundenen ungeheuerlichen Äußerung über Maryam und
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) en wegens hun ongeloof, hun geweldige kwaadsprekerij over Marjam,
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Et à cause de leur mécréance et de l´énorme calomnie qu´ils prononcent contre Marie.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) и защото не повярваха и изричаха срещу Мариам огромна клевета,
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Edhe për shkak të mosbesimit dhe të thënies së tyre shpifëse kundër Merjemes;
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Tampoco creyeron [en el Mesías] y manifestaron contra María una calumnia gravísima [acusándola de fornicadora].
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) ва низ ба сабаби куфрашон ва он тӯҳмати бузург, ки ба Марям заданд
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Ва куфрлари, Марямга қарши улкан бўҳтон айтганлари учун
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) かれらは不信心のため,またマルヤムに対する激しい中傷の言葉のために,
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 又因為他怳ㄚH爾撒,並且對麥爾彥捏造一茷大的誹謗。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 又因为他们不信尔撒,并且对麦尔彦捏造一个重大的诽谤。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) پھر اپنے کفر میں اتنے بڑھے کہ مریم پر سخت بہتان لگایا
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) vebikufrihim veḳavlihim `alâ meryeme buhtânen `ażîmâ.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «وبكفرهم» ثانيا بعيسى وكرر الباء للفصل بينه وبين ما عطف عليه «وقولهم على مريم بهتانا عظيما» حيث رموها بالزنا.