<
<<

Nisa Suresi 151. Ayetin Meali | 4-151

ترجمة الآية ١٥١ من سورة النساء إلى اللغة التركية | ٤-١٥١
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّا ۚ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) (150-151) Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (150-151) Allahı ve peygamberlerini inkârederek kâfir olan,bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak istiyen (Allaha inanıb peygamberlerine inanmayan), «(Bunlardan) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz» diyen ve böylece (küfr ile îman) arasında bir yol tutmıya yeltenen kimseler (yok mu?) işte onlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz o kâfirlere hor ve hakîr edici bir azâb hazırlamışızdır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) (150-151) Doğrusu o kimseler ki Allah ve Peygamberini inkâr ederler ve bir de Allah ile Peygamberini birbirinden ayırmak isterler: Bunlardan kimine inanırız, kimini inkâr ederiz, derler de bu ikisi (imân ile küfür) arasında bir yol tutmayı arzularlar; işte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirler için horlayıcı, aşağılayıcı bir azâb hazırlamışızdır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) (150-151) O kimseler ki ne Allah’ı tanırlar ne resullerini ve o kimseler ki Allah’ı tanıdığını iddia edip resullerini tanımayarak, Allah ile resullerini birbirinden ayırmak isterler. Ve o kimseler ki "resullerin bazısına iman ederiz, bazısını reddederiz" derler ve böylece iman ile küfür arasında bir yol tutmak isterler. İşte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir ceza hazırladık.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) İşte onlardır gerçekte kafirler ve biz kafirler için, aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) İşte bunlar hakka kâfirdirler, biz de kâfirler için mühîn bir azab hazırlamışızdır
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) İşte kâmilen kâfir olanlar onlardır. Biz de kâfirler için ihanetbahş olan bir azab hazırlamışızdır.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Bi rastî evan in, ku bi rastî file ne. Û me bi xweber jî ji bona filan ra şapateke sernegûn amade kirîye.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) They are in truth (equally) unbelievers; and we have prepared for unbelievers a humiliating punishment.
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) diese sind die wirklichen Kafir. Und WIR haben für die Kafir eine erniedrigende Peinigung vorbereitet.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) dat zijn zij die in waarheid ongelovig zijn. Voor de ongelovigen hebben Wij een vernederende bestraffing klaargemaakt.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) les voilà les vrais mécréants ! Et Nous avons préparé pour les mécréants un châtiment avilissant.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) тези са истинските неверници. И приготвихме за неверниците унизително мъчение.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Të tillët lanë jobesimtarët e vërtetë; e Ne kemi përgatitur dënim të fortë e nënçmues për jobesimtarët.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) ellos son auténticos incrédulos. Y a los que nieguen la verdad les tenemos reservado un castigo denigrante.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Инҳо дар хақиқат кофиронанд ва мо барои кофирон азобе хоркунанда омода сохтаем.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Ана ўшалар ҳақиқий кофирлардир. Ва кофирларга хорловчи азобни тайёрлаб қўйганмиз.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) これらの者こそは,本当に不信者である。われは不信者のために恥ずべき懲罰を備えている。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 這等人,確是不信道的。我已為不信道的人預備了滶d的刑罰。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 这等人,确是不信道的。我已为不信道的人预备了凌辱的刑罚。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) وہ سب پکے کافر ہیں اور ایسے کافروں کے لیے ہم نے وہ سزا مہیا کر رکھی ہے جو انہیں ذلیل و خوار کر دینے والی ہوگی
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) ulâike humu-lkâfirûne ḥaḳḳâ. vea`tednâ lilkâfirîne `aẕâbem muhînâ.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «أولئك هم الكافرون حقا» مصدر مؤكد لمضمون الجملة قبله «وأعتدنا للكافرين عذابا مهينا» ذا إهانة وهو عذاب النار.