<
<<

Bakara Suresi 141. Ayetin Meali | 2-141

ترجمة الآية ١٤١ من سورة البقرة إلى اللغة التركية | ٢-١٤١
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ ۖ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْ ۖ وَلَا تُسْأَلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) Onlar birer ümmetdi, (gelib) geçdi. (O ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir ve siz onların işlemiş olduklarından mes´ûl de olacak değilsiniz.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Onlar birer ümmetdi ki gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinedir; sizin de kazandıklarınız sizedir. Onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) İşte onlar bir ümmetti geldi geçti... Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir! Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız size. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) O bir ümmetti geldi geçti, ona kendi kazandığı size de kendi kazandığınız ve siz onların işlediklerinden mes´ul değilsiniz
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) O bir ümmettir ki, gelip geçmiştir. Ona kendi kazandığı, size de sizin kazandığınız vardır. Ve siz onların yapmış olduklarından mesul olmayacaksınız.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Evan komek in hatine û çûne, keda wan ji bona wan ra ne û keda we jî ji bona we ra ne û hûn ji wan kirinê, ku ewan dikin, nayêne pirs kirinê.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) That was a people that hath passed away. They shall reap the fruit of what they did, and ye of what ye do! Of their merits there is no question in your case:
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) Mы видим пoвopaчивaниe твoeгo лицa пo нeбy, и Mы oбpaтим тeбя к киблe, кoтopoй ты бyдeшь дoвoлeн. Пoвepни жe cвoe лицo в cтopoнy зaпpeтнoй мeчeти. И гдe бы вы ни были, oбpaщaйтe cвoи лицa в ee cтopoнy. Beдь тe, кoмy дapoвaнo пиcaниe, знaют, кoнeчнo, чтo этo - иcтинa oт Гocпoдa иx, - пoиcтинe, Aллax нe нeбpeжeт тeм, чтo oни дeлaют!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Diese war eine Umma, die bereits verging. Ihr gebührt, was sie erworben hat, und euch gebührt, was ihr erworben habt, und ihr werdet nicht zur Rechenschaft gezogen für das, was sie zu tun pflegten.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Dat is een gemeenschap die voorbijgegaan is. Haar komt toe wat zij verdiend heeft en jullie komt toe wat jullie verdiend hebben. Jullie hoeven geen verantwoording af te leggen over wat zij gedaan hebben.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Voilà une génération bel et bien révolue. A elle ce qu´elle a acquis, et à vous ce que vous avez acquis. Et on ne vous demandera pas compte de ce qu´ils faisaient.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Те са общност, вече отминала. Тяхно е онова, което са придобили и ваше е онова, което вие сте придобили. И не ще бъдете питани какво те са извършили.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ai ishte një popull që shkoi, të cilit i takoi ajo që fitoi, e juve u takon ajo që fituat, prandaj ju nuk jeni përgjegjës për atë që ata vepruan.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Aquella nación ya desapareció y recibió lo que merecía, y ustedes recibirán lo que merezcan, y no se les preguntará por lo que ellos hicieron.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Онон умматҳое будаанд, ки акнун даргузаштаанд. Он чӣ онҳо карданд, азони онҳост ва он чӣ шумо мекунед, азони шумост ва шуморо аз аъмоли онҳо намепурсанд.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Улар бир уммат эдилар, ўтиб кетдилар. Уларга ўзлари касб қилганлари бўлади. Сизларга ўзингиз касб қилганингиз бўлади. Уларнинг қилган амалларидан сизлар сўралмайсизлар.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) かれらは過ぎ去った共同体〔ウンマ〕である。かれらにはその稼ぎがあり,またあなたがたには,その稼ぎがある。かれらの行いに就いて,あなたがたが問われることはないのである。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 那是已逝去的民族,他戔o享受他怐漲甈高熙纗S,你怳]得享受你怐漲甈高熙?     酬,你拊鴷L怐漲甈陘ㄐt責任。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 那是已逝去的民族,他们得享受他们的行为的报酬,你们也得享受你们的行为的报酬,你们对他们的行为不负责任。 �
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) وہ کچھ لوگ تھے، جو گزر چکے اُن کی کمائی اُن کے لیے تھی اور تمہاری کمائی تمہارے لیے تم سے اُن کے اعمال کے متعلق سوال نہیں ہوگا"
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) tilke ummetun ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet velekum mâ kesebtum. velâ tus'elûne `ammâ kânû ya`melûn.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «تلك أمة قد خلت لها ما كسبت ولكم ما كسبتم ولا تُسألون عما كانوا يعملون» تقدم مثله.