<
<<

Bakara Suresi 119. Ayetin Meali | 2-119

ترجمة الآية ١١٩ من سورة البقرة إلى اللغة التركية | ٢-١١٩
>
>>
Meal Adı Ayetin Mealleri
القرآن الكريم عربية (Arapça-عربية) إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا ۖ وَلَا تُسْأَلُ عَنْ أَصْحَابِ الْجَحِيمِ
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet İşleri Başkanlığı) (Türkçe) Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Diyanet Vakfı) (Türkçe) Doğrusu biz seni Hak (Kur´an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Hasan Basri Çantay) (Türkçe) (Habîbim) şübhe yok ki biz seni (rahmetimizin) kâmil bir müjdeci (si) ve (azabımızın) gerçek korkutucu (su ve habercisi) olarak o Hak (Kur´ân) ile gönderdik. Sen cehennemin arkadaşlarından (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) mes´ul olacak değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Celal Yıldırım) (Türkçe) Şüphesiz ki Biz Seni bir müjdeci ve (sonucu felâket olacak yolun tehlikesini) haber verip uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Cehennemliklerden artık Sen mes´ul değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Suat Yıldırım) (Türkçe) Biz seni sırf Kur’ân’la müjdelemen ve uyarman için gerçeğin ta kendisi olarak gönderdik. Yoksa sen cehennemliklerden ötürü sorguya çekilecek değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Abdulbaki Gölpınarlı) (Türkçe) Şüphe yok ki biz, seni dosdoğru bir müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik, zaten sen, o cehennemliklerden sorumlu da değilsin.
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Elmalılı Hamdi Yazır) (Türkçe) Şek yok: biz seni hakkile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi gönderdik; sen o Cehennemliklerden mes´ul de değilsin
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meali (Ömer Nasuhi Bilmen) (Türkçe) Şüphe yok ki, Biz seni hak ile mübeşşir ve münzir olarak gönderdik. Sen cehennem ashâbından mes´ul olmazsın.
Werger Kurdish Qur'anê (Kürtçe/ Kurdî) Bi rastî me tu bi mafî şandîyî, ji bo ku tu mizgînvan û tirsvan bî û tu ji hevrîne doje nayê pirs kirinê.
The English translation of the Quran (Yousuf Ali) (İngilizce/ English) Verily We have sent thee in truth as a bearer of glad tidings and a warner: But of thee no question shall be asked of the Companions of the Blazing Fire.
Русский перевод Корана (Rusça/ Pусский) И бoйтecь дня, кoгдa дyшa ничeм нe вoзмecтит зa дpyгyю дyшy, и нe бyдeт пpинят oт нee paвнoвec, и нe пoмoжeт eй зacтyпничecтвo, и нe бyдeт им oкaзaнo пoмoщи!
Die deutsche Übersetzung des Koran (Almanca/ Deutsch) Gewiß, WIR entsandten dich mit der Wahrheit als Überbringer froher Botschaft und als Ermahner. Und du wirst nicht für die Weggenossen der Hölle zur Rechenschaft gezogen.
De Nederlandse vertaling van de Koran (Hollandaca/ Nederlandse) Wij hebben jou met de waarheid gezonden als verkondiger van goed nieuws en als waarschuwer. Jij hoeft geen verantwoording af te leggen over hen die in de hel thuishoren.
La traduction française du Coran (Hamidullah) (Fransızca/ Français) Certes, Nous t´avons envoyé avec la vérité, en annonciateur et avertisseur; et on ne te demande pas compte des gens de l´Enfer.
Български превод на Корана (Bulgarca/ български) Изпращаме те с истината Ние като благовестител и предупредител. И не ще бъдеш питан за обитателите на Ада.
Përkthimi shqip i Kur'anit (Arnavutça/ Shqiptar) Ne të dërguam ty (o Muhammed a. s.) me të Vërtetën (Islamin), përgëzues dhe nedhir (vërejtës, qortues, paralajmërues), e ti nuk je përgjegjës për banuesit e Xhehennemit.
La traducción al español del Corán (İspanyolca/ Español) Te he enviado [oh, Mujámmad] con la verdad, como albriciador y advertidor, pero no serás preguntado sobre los que se condenen al fuego infernal.
Қуръон тарҷума ба забони тоҷикӣ (Tacikçe/ Тоҷикистон) Мо туро ки сазовор ҳастӣ ба паёмбари фиристодем то мужда диҳӣ ва битарсонӣ. Ту масъули дӯзахиён нестӣ.
Qur'on o'zbek tiliga tarjima (Özbekçe/ O'zbek Tili) Албатта, Биз сени ҳақ билан суюнчли хабар берувчи ва огоҳлантирувчи қилиб юбордик. Ва дўзахилар ҳақида сўралмайсан.
コーランを日本語に翻訳しました (Japonca/ 日本の) 本当にわれは,吉報と警告の伝達者として,あなたを真理と共に遣わした。あなたは業火の住人に就いて問われることはない。
古蘭經中國翻譯 (Chinese/ 中國(繁體)) 我確已使你本真理而為報喜者和警告者;你對火獄的居民不﹀責任。
古兰经中国翻译 (Chinese/ 中国(简体)) 我确已使你本真理而为报喜者和警告者;你对火狱的居民不负责任。
قرآن پاک کے اردو ترجمہ (Urduca/ اردو) (اس سے بڑھ کر نشانی کیا ہوگی کہ) ہم نے تم کو علم حق کے ساتھ خوش خبری دینے والا ور ڈرانے والا بنا کر بھیجا اب جو لوگ جہنم سے رشتہ جوڑ چکے ہیں، ان کی طرف سے تم ذمہ دار و جواب دہ نہیں ہو
Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe okunuşu (Transcript) (Türkçe Okunuşu) innâ erselnâke bilḥaḳḳi beşîrav veneẕîrav velâ tus'elu `an aṣḥâbi-lceḥîm.
تفسير القرآن الكريم: تفسير الجلالين (Tefsir Arapça/ تفسير عربي) «إنا أرسلناك» يا محمد «بالحق» بالهدى «بشيرا» من أجاب إليه بالجنة «ونذيرا» من لم يجب إليه بالنار «ولا تُسأل عن أصحاب الجحيم» النار، أي الكفار ما لهم لم يؤمنوا إنما عليك البلاغ، وفي قراءة بجزم تسأل نهيا.